Bir dönem ikinci el kıyafet denince akla ekonomik zorunluluk, bit pazarları ya da “başkasının eskisi” fikri geliyordu. Bugün aynı parça, doğru etikete ve doğru hikâyeye sahipse yeni sezon bir üründen daha fazla arzu nesnesine dönüşebiliyor...
Bir zamanlar aynaya yalnızca evden çıkmadan önce bakardık. Saçımız düzgün mü, kıyafetimiz üzerimize olmuş mu, yüzümüzde uykusuzluğun izi fazla mı diye kontrol eder, sonra aynanın karşısından ayrılırdık. Bugünse yüzümüz gün boyunca karşımıza çıkıyor. Telefonun ön kamerasında, görüntülü toplantıda, çekilen fotoğraflarda, hikâyelerde, filtrelerde ve başkalarının yüzleri arasında…
Zaman zaman tüketim alışkanlıklarınızın kişisel değerlerinizi de etkilemeye başladığını hissettiğiniz oldu mu? Araştırmalar, satın aldığımız şeylerin davranışlarımızı, düşünce yapımızı ve yaşam tarzımızı değiştirdiğini gösteriyor. Bu değişimi en çarpıcı biçimde ortaya koyan kavramlardan biri Diderot Etkisi adıyla bilinir. Gelin bu kavrama yakından bakalım.
1920'lerde kaldığı düşünülen bir trend bugüne etki ediyor olabilir mi? Flapper kadınların mirası günümüzde hâlâ canlı olabilir mi?
Her kuşak kendinden öncekilerin bıraktığı dünyayı devralır; ancak yalnızca bu dünyaya uyum sağlamakla kalmaz, onun kurallarını yeniden yazmaya yeltenir. Bu çaba sonuçta hedefine ulaşamaz; çünkü toplumun yerleşik kodları değişim isteğine baskın çıkar...
Aynaya baktığınızda ya da sosyal medyada dolaşırken gördüğünüz yüzlerde “güzel” olanı nasıl seçiyorsunuz?