Nitelikli Yaşamın Sakin Yorumu Türkiye’nin Cittaslow Kentleri
Gökçeada, Çanakkale
Nitelikli bir yaşam mutlaka tüketim olanaklarıyla mı tanımlanmalıdır?
Modern dünyada ihtiyacımız olanı sadece kalabalıkların arasında hızla koştururken mi bulabiliriz?
Zaman gerçekten bulunması ve yaratılması bu kadar zor bir şey midir?
Bu sorulara farklı cevaplar vermeyi hedefleyen Cittaslow felsefesi dünyada olduğu gibi ülkemizde de yayılmaya ve birbirinden güzel yerleşim yerlerinde alternatif cevaplar üretmeye devam ediyor.
Cittaslow nedir?
1999 yılında İtalya’nın Greve in Chianti kentinde kurulan Cittaslow Birliği nüfusu 50 bin altında olan kentlerin üye olabildiği uluslararası bir belediyeler birliğidir.
Greve in Chianti’nin eski belediye başkanı Paolo Saturnini yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla kentlerin kendilerini değerlendirmelerini ve farklı bir kalkınma modeli ortaya koymaları fikrini ulusal boyuta taşımıştır. İdealleri kısa zamanda Bra, Orvieto ve Positano belediye başkanları ve Slow Food başkanı Carlo Petrini tarafından benimsenmiştir. Yerel değerlerin korunmasına destek olan ve İtalyanca Citta (Şehir) ve İngilizce Slow (Yavaş) kelimelerinden oluşmaktadır.
Cittaslow, insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendine yeten, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan; ama aynı zamanda altyapı sorunları olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentlerin gerçekçi bir alternatif olacağı hedeflerini ortaya koyan uluslararası kentler ağıdır.

Cittaslow Felsefesi
Küreselleşmenin etkisiyle şehirler hızlı çalışılan, hızlı yaşanılan ve üretmekten çok tüketen, kendi kendine yetmeyen yaşam alanları haline gelmiştir. Kentler, kuruluş amaçları olan insanların bir arada güven içinde yaşadıkları yerler olmaktan çıkmış, insanların daha hızlı hareket etmeleri ve daha hızlı çalışmaları için tasarlanan mekânlara dönüşmüştür.
İnsanların birbirlerinin sıcaklığına sığındıkları, sosyalleştikleri, el emeklerini birbirlerine sundukları sosyal korunaklar olmaktan gittikçe uzaklaşan kentler, insanların tüketim için yaşadıkları sahneler halini almıştır. Yaşamın hızlanması sonucu insanlar daha hızlı yemek yemek, daha hızlı alışveriş yapmak, gidecekleri yere daha hızlı ulaşmak için belli bir tempo içinde koşturup durmaktadırlar. Bu yaşam tarzı bakkal, manav, terzi gibi küçük esnaf yerine AVM’leri, çocuklarımızın oyun oynayacağı alanlar yerine otoparkları, daha çok park ve yeşil alan yerine geniş otoyolları hayatımıza sokmuştur. İnsanın en önemli değeri olan kısıtlı yaşamını sağlıksız yiyecekler, hava kirliliği, trafik, yalnızlık ve tüketimle harcaması modern yaşamın vazgeçilmezi olarak sunulmuştur.
Popüler kültürün de desteklediği hayatı yaşamak için zamanı olmayan, işine arabasıyla hızla giden, oturup kahve içecek bir yarım saati bile olmadığı için yürürken kahvesini içen, yetişmesi gereken bir yerler olduğu için yemekten zevk almak yerine ayakta hızlı bir şekilde “beslenen”, komşularını veya yerel esnafı tanımayan modern insan modelinin sürdürülebilir olmadığı ortadadır.
Bu yaşam tarzı modern insanda depresyon, kalp hastalıkları ve kanser gibi birçok hastalığa neden olmasının yanı sıra kentleri de sürdürülemez hale getirmiştir. Hızlı yaşam tarzının oluşturduğu kentler artık kendi kendine yetmemektedir. Bu kendi kendine yetmeyen kentler de sadece yakın çevresindeki değil, dünyanın birçok köşesindeki kaynakları, üstelik binlerce kilometre uzaklıktan getirterek yok ederken aynı zamanda hem doğayı hem insanları tüketmektedir. İnsanların daha çok tüketmesi, bir yerden bir yere daha hızlı gitmesi için tasarlanan kentler insanları doğadan ve birbirlerinden kopartmış ve tek alternatif haline gelmiştir.
Tüketim odaklı hayatın insanlara mutluluk ve huzur getirmediği, insanların farklı bir yaşam biçimi aramaları kentsel boyutta Cittaslow hareketini ortaya çıkarmıştır.
Cittaslow felsefesi yaşamın yaşamaktan zevk alınacak bir hızda yaşanmasını savunmaktadır.
Üyelik Süreci
Cittaslow hareketi, kentlerin yaşam kalitesini artırmak, yerel değerleri korumak ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek amacıyla dünyada geniş bir ağa yayılmaktadır. Uluslararası Cittaslow Birliğine başvuru sürecini Cittaslow Türkiye Ofisi yürütmektedir. Bu ağa katılmak isteyen kentlerin, nüfuslarının 50 binden az olması ve kent yönetimlerinin Cittaslow felsefesiyle uyumlu olmaları gerekmektedir. Aday kentler için başvuru süreci, belirli aşamalardan oluşan titiz bir değerlendirme sürecini içerir.
Üyelik Kriterleri
Birliğe üye olmak için birliğin belirlediği kriterleri gerçekleştirmek üzere projeler geliştirmek ve uygulamak gerekmektedir. Kentlerin kriterler çerçevesinde yaptığı çalışmalar puanlanmakta ve bir kentin üye olması için 50 ve üzerinde puan alması gerekmektedir. 1999 yılında birliğin belirlediği kriterler, birliğin sadece İtalya veya Avrupa’da değil, bütün dünyada yayılması sonucu daha evrensel bir hale getirilmeye çalışılmıştır.
Söz konusu 72 üyelik kriteri aşağıdaki yedi ana başlık altında listelenmiştir.
- Çevre Politikaları
- Altyapı Politikaları
- Kentsel Yaşam Kalitesi Politikaları
- Tarımsal, Turistik, Esnaf ve Sanatkârlara Dair Politikalar
- Misafirperverlik, Farkındalık ve Eğitim İçin Planlar
- Sosyal Uyum
- Ortaklıklar

Cittaslow Türkiye
2009 yılında kurulan Cittaslow Türkiye ağının halen 29 üyesi bulunmaktadır.
Sürdürülebilir kentleşme, yerel kalkınma, kültürel mirasın korunması ve toplumsal katılım alanlarında yürüttüğü çalışmalarla Cittaslow Türkiye, küresel Cittaslow hareketine katkı sunmaya devam etmektedir.
Türkiye’nin ilk Cittaslow kenti Seferihisar (İzmir), son kenti ise Ortahisar (Nevşehir) olmuştur.
Nitelikli bir yaşam için anlamlı alternatifler sunan bu kentlere şimdi birlikte göz atalım.
Ahlat / Bitlis
Van gölü kenarındaki sırtlardan birine yaslanan Ahlat, doğal güzellikleri fazla, tarihi çok eski bir ilçedir. Coğrafi konumu ile tarih boyunca doğu ve batı uygarlıkları arasında köprü durumunda olan ilçe, Anadolu’daki Türk medeniyetinin ilk nüvelerinin atıldığı yerdir.
Akyaka / Muğla
Muğla’dan gelirken cenneti görmeye hazır olun. Sakar Geçidi’nden çam ormanları arasından dönerek aşağı inerken sürprizlere hazır olun. Bir yandan rengârenk güzelliğiyle Gökova Ovası, bir yanda Gökova Körfezi tüm muhteşemliğiyle gözlerinizin önüne serilecek. Akyaka’da her türlü motorsuz su sporu, orman yürüyüşleri, kaya tırmanışları, yamaç paraşütü yapabilir, bisiklet turlarıyla çevre köylerdeki yerel kültürü keşfedebilirsiniz.
Arapgir / Malatya
Kuruluşu MÖ 15. yüzyıla uzanan Arapgir, tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyet harmanı ile kültürel değerlerini günümüze taşımıştır. Hattiler, Hititler, Persler, Urartular, Romalılar, Anadolu Selçukluları ve Osmanlıların birikimini harmanlamıştır. Arapgir Köhnü Üzümü, Arapgir Mor Reyhanı, Arapgir Dolaması, Arapgir Tandır Kebabı yörenin coğrafi işaret almış özel lezzetleridir.
Çameli / Denizli
Denizli’nin güneybatısında yer alan Çameli, 1300 metreyi aşan rakımı, serin havası, zengin bitki örtüsü ve bozulmamış doğasıyla dikkat çeken bir ilçedir. Karasal ve Akdeniz ikliminin kesişim noktasında bulunan bölgede yazlar serin, kışlar ise soğuk ve kar yağışlı geçer. Çameli; doğa yürüyüşleri, kampçılık, dağ bisikleti, foto-safari ve kırsal turizmin yanı sıra yamaç paraşütü sporunda da dünya çapında tanınmaktadır.
Daday / Kastamonu
Kastamonu il merkezine 34 km uzaklıktaki Daday’ın toplam nüfusu 8.200’dür. İlçede 19. yüzyılda inşa edilmiş tarihi bir hükümet konağı vardır. İlçenin doğal güzellikleri arasında Ballıdağ, Maşadüzü, Elveren Yaylaları; Taşçılar, Bezirkan, Yumurtacı Göletleri ve Cörmören Çayı yer alır. Daday Bezi, Daday Sandalyesi ve Daday Sepeti gibi el sanatları hediyelik arayanlar için idealdir.
Demre / Antalya
Akdeniz kıyısında tarih, doğa ve kültürün buluştuğu eşsiz bir kent olan Demre, Likya uygarlığının kalbinde yer alır. Antik Myra ve Andriake kentleriyle zenginleşen bu kadim topraklar dünyaca tanınan Aziz Nikolaos’un (Noel Baba) yaşadığı ve insanlığa sevgi, adalet, yardımlaşma gibi evrensel değerleri yaydığı yerdir. Mavi bayraklı sahilleri, caretta carettaları, lagünleri ve kuş cennetiyle Demre doğanın tüm renklerini aynı anda yaşatır.
Eğirdir / Isparta
Her mevsim ve günün her saatinde renk değiştiren Eğirdir Gölü, eşine az rastlanan kasnak meşesi ve Sığla ormanları, sadece Eğirdir’de görülen Apollon kelebeği ve tapusu Eğirdir halkı tarafından Atatürk’e verilen Can Adası ile tarih ve doğa zengini bir ilçedir. Balıkçılık ve elma bahçeleri de Eğirdir’in öne çıkan zenginlikleridir. Eğirdir Gölü’nün etrafı kamp kurmak ve trekking yapmak için çok uygundur.
Finike / Antalya
Antalya’ya karayoluyla 114 km uzaklıktaki Finike, Teke Yarımadası’nda yer alır. MÖ 5. yüzyılda Phoinikos adıyla kurulan kent, o dönemden bu yana önemli bir liman kenti olmuştur. Ekonomisi başta meyve sebze, narenciye üretim ve ihracatı olmak üzere tarım, ekolojik turizm ve balıkçılığa dayalıdır. İlçede her yıl Geleneksel Finike Festivali, Hasyurt Tarım Fuarı, Pıngıdık Şenlikleri gibi pek çok fuar ve festival gerçekleştirilmektedir.
Foça / İzmir
Foça Adaları’nda yaşayan foklardan adını alan Phokaia (Foça), Aiollar tarafından MÖ 11. yüzyılda kuruldu. Zeytincilik, arıcılık, endemik ot ve esans üretimi, küçükbaş hayvan çiftlikleri, balıkçılık, Foça Karası üzümü ve şarabının öne çıktığı Foça’da yerel lezzetler Yeryüzü Pazarı ve gasto-tarihsel turların teşviki ile korunmaktadır.
Gerze / Sinop
Masmavi denizin, dantel gibi koyların ve uçsuz bucaksız yeşilin dinlemeye doyamayacağınız bir müzik oluşturduğu, Türkiye’nin en mutlu ili Sinop’un en mutlu ilçesi Gerze, Cittaslow unvanını 2017’de elde etti. Bu başarısını canla başla sahip çıktığı doğasına, her biri göz nuru olan el sanatlarına, tadı damağınızda kalacak yöresel yemeklerine ve insanlarının misafirperverliğine borçlu. İlçe merkezini bisikletle gezerek Gerze’yi keşfetmek ziyaretçiler için çok doğru bir tercih.
Gökçeada / Çanakkale
Türkiye’nin en batı noktasında yer alan Gökçeada, nostaljik evleri, doğal yaşamı, organik ürünleri ve alternatif spor olanakları ile son yıllarda önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir. 2002’den bu yana gerçekleştirilen organik tarım faaliyetleri ile özellikle 2008’den bu yana gerçekleştirilen tarım turizmi uygulamaları sayesinde misafirlerine eşsiz bir doğal ortam sunan Gökçeada, dünyanın ilk ve tek sakin adası unvanına sahiptir.
Göynük / Bolu
Bolu’nun şirin ilçesi Göynük, yüksek tepeler arasında, akarsuların geçtiği vadilerde karşılıklı yamaçların tabanına ve eteklerine kurulmuş tipik bir Osmanlı kasabasıdır. Anadolu’da Türk yaşayış şeklinin hâlâ devam ettiği ender ilçelerden biri olan Göynük 1987’de kentsel SİT alanı ilan edilmiştir. Doğallığı bozulmamış, yapılaşmanın bulunmadığı Sünnet ve Çubuk Gölleri ilçenin önemli cazibe merkezleridir.
Güdül / Ankara
Ankara merkeze yaklaşık 90 km uzaklıkta olan Güdül, Batı Karadeniz Bölgesi sınırında, doğası, mimarisi, kültürü ve tarihi ile sakinliğin ve huzurun merkezi şirin bir kenttir. Özellikle İnönü Mağaraları, Sorgun Göleti ve Kirmir Vadisi ziyaretçileri çok şaşırtan ve “ben nereye geldim” duygusu uyandıran doğal güzelliklerdir.
Halfeti / Şanlıurfa
Halfeti birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihi değerlere sahip, küçük, sakin bir ilçedir. Birecik Barajı’nın yapılmasıyla ilçenin 3/5’i sular altında kalmış, kalan kısım için yeni yerleşim yerleri oluşturulmuştur. İlçe, barajın yapıldığı 2000 yılından sonra saklı cennet olarak anılmaya başlamış, ilçede birçok etkinlik alanları oluşmaya başlamıştır.
İbradı / Antalya
Antalya’nın en küçük ilçesi İbradı denizden 1.100 metre yüksektedir. Torosların içinde yer alan İbradı, bu dağlık coğrafyanın tüm doğal güzelliklerini içinde barındırır. Bağcılık, tarım ve hayvancılık, orman ürünleri, kestane ve bal üretimi ilçenin en önemli geçim kaynaklarıdır. İbradı üzümü, pekmezi ve balı ile ünlüdür. İlçede her yıl nisan ayının ilk haftası Kardelen Festivali, eylül ayının ilk haftası üzüm festivali yapılmaktadır.
İznik / Bursa
İznik, bütünüyle açık hava müzesi olan tarihi bir kenttir. Bereket saçan verimli toprakları, kendine özgü iklimi ve doğal güzelliği sayesinde tarihin her döneminde insanlığın ilgi odaklarından biri olmuştur. Bağlı olduğu Bursa’ya bir, İstanbul’a bir buçuk saat uzaklıktaki İznik, adını verdiği gölün kenarında, kültürel zenginliği ve dünyaca ünlü İznik çinileriyle turistik bir kenttir.
Kemaliye / Erzincan
Tarihi İpek Yolu güzergâhında yer alan, Tarihi Kentler Birliği’nin kurucu üyesi olan Kemaliye, Turizm Öncelikli Yöre Belediyesi olarak seçilmiştir. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan, geleneksel mimarisiyle Anadolu’nun kültürel mirasının örneklerini yansıtan Kemaliye, UNESCO Dünya Geçici Miras Listesinde de yer almaktadır.
Köyceğiz / Muğla
Köyceğiz, adını aldığı göl kenarına kurulu, zengin doğal güzellikler ve narenciye bahçeleri içinde sakin ve huzurlu bir beldedir. Akdeniz ve Ege bölgelerinin birleştiği yerde bulunan Köyceğiz, Muğla-Fethiye karayolunun 60. kilometresinde Sığla Ormanları içindedir. Sarıgerme, İztuzu, Kaunos, Dalyan gibi birçok yeryüzü cennetinin ortasında yer alan Köyceğiz, doğal güzellikleri ve tarihi zenginliğiyle adeta bir cennettir.
Mudurnu / Bolu
Mudurnu, Bitinyalılar zamanından beri var olan ve çok sayıda medeniyetin iz bıraktığı bir ilçedir. Safranbolu evlerine benzer Osmanlı tarzı evler son yıllarda restore edilerek turizme kazandırılmaktadır ve kentsel SİT alanı olan ilçede 208 adet tescilli konut bulunmaktadır. Mudurnu ayrıca “Tarihi Ahi Kenti” adıyla UNESCO Dünya Kültürel Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştır.
Ortahisar / Nevşehir
Kapadokya’nın en samimi kasabası olarak anılan Ortahisar, Göreme ile Ürgüp’ün tam ortasında yer alır. 2025 yılında Forbes dergisi tarafından Dünyanın En Güzel 50 Köyü listesine alınan Ortahisar, bölgenin kalabalık turizm merkezlerinin aksine sakin atmosferiyle öne çıkmaktadır. Kasabanın simgesi olan Ortahisar Kalesi Hititler döneminden kalmadır. Ortahisar ayrıca Kapadokya’nın en geniş kaya oyma depo alanlarına sahiptir ve bu doğal soğuk hava depolarında patates, elma, portakal ve limon saklanır.
Perşembe / Ordu
Engebeli bir yapıya sahip olan Perşembe’de tepeler kıyıya dik bir şekilde inerek girintili çıkıntılı olan sahilde ufak koylar meydana getirmiştir. Doğal bir liman olan ve ılıman bir iklime sahip olan Perşembe bitki örtüsü bakımından çok zengindir. Karadeniz’in bakir kalmış koy ve plajlarını burada bulmak mümkündür.
Safranbolu / Karabük
Ankara’ya 225, İstanbul’a 445 km uzaklıktaki Safranbolu, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan korunmuş tarihi dokusuyla dikkat çeken, sakin yaşam tarzını benimsemiş bir kenttir. Dar sokakları, taş döşeli yolları ve ahşap mimarisiyle açık hava müzesini andıran Safranbolu doğal güzellikleriyle de insanı büyüler. Tokatlı, Bulak ve Sırçalı Kanyonları, Bulak Mağarası, Dipsiz Göl gibi nice güzellik ziyaretçilere huzurlu bir ortam sunar.
Seferihisar / İzmir
İzmir’in güneyinde yer alan Seferihisar’da Aka, Karya, İyon, Pers, Bizans, Selçuk ve Osmanlı medeniyetlerinin izleri Teos ve Lebedos Antik Kentlerinde, Myonnesos Adası’nda, medrese ve hamamlarda görülebiliyor. Mandalina bahçeleri, zeytinlikleri, bağları, enginar tarlaları ve verimli topraklarıyla Seferihisar’ın ana geçim kaynağı tarım. Ayrıca 49 kilometrelik sahil şeridi, Sığacık Kalesi ve Ürkmez bölgesi ile Seferihisar’da turizm öne çıkıyor.
Şarköy / Tekirdağ
Kökleri tarih öncesine dayanan Şarköy, kültür mozaiği eşsiz bir kenttir. Denizle dağın, zeytinle bağın muazzam manzarası ile buluştuğu huzur dolu Şarköy, keşfedilmemiş rotaları, yemyeşil doğası, renkli kültürü, masmavi denizi, enfes gastronomisiyle görülmeye değer bir kenttir. Şarköy’de görülmesi gereken öncelikli yerler Miras Yolu Projesi çerçevesinde tarihi tescilli yapıları restore edilen, endemik bitki örtüsü ve temiz koyları ile öne çıkan Uçmakdere, Eriklice, Güzelköy, Tepeköy ve Gaziköy’dür.
Şavşat / Artvin
Tarihi ve doğal güzellikleriyle adeta cennetten bir köşe olan Şavşat’a geldiğinizde sizi el değmemiş doğası karşılayacak ve barındırdığı güzelliklerle sakin bir ruh haline sokacak. Şavşat’ı gezerken tarihi dokusu, geleneksel mimarisi, sessizliği, el sanatları ve samimi insanlarıyla huzur içinde olacaksınız. Karagöl Milli Parkı ile Arsiyan, Bilbilan ve Sahara Yaylaları ilçenin görülmesi gereken öncelikli yerleri arasında.
Uzundere / Erzurum
Türkiye’nin en yüksek şelalesi olan Tortum Şelalesi, yelken, rafting ve kano gibi su sporlarının yapıldığı Tortum Gölü ve Çayı, Öşk Manastırı gibi değerlere sahip olmasının yanı sıra Uzundere biyolojik çeşitlilik açısından da önemli bir yer. Kafkasya Ekolojik Bölgesi’nin batı ucunda Çoruh Vadisi’nde yer alan Uzundere, birçok endemik bitki, memeli, kuş ve kelebek cinsinin yuvasıdır.
Vize / Kırklareli
İstanbul’a 138 km mesafedeki Vize, henüz yeterince keşfedilmemiş bir coğrafyadır. Tarihi, kültürü ve doğasıyla bir cennet köşesi olan ilçe, sakin, şirin; ama geçmişteki ünü büyük bir yerleşim yeridir. Her yıl ağustos ayında Vize Tarih ve Kültür Festivali düzenlenen ilçede Cehennem Şelaleleri, Yenesu Mağarası ve Kıyıköy’ün bakir koyları görülmesi gereken yerler arasındadır.
Yalvaç / Isparta
Tarihöncesinden bu yana çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış olan Yalvaç, ziyaretçilerine bir günde 5 bin yılı yaşatan bir kültür noktası. Anadolu’nun bir zamanlar belki de en işlek coğrafyasına, tüm yolların buluştuğu bir konuma sahip Yalvaç’ı gezmekle unutulmaya yüz tutmuş geleneksel yaşamlardan kıymetli el işçiliklerine, tarihi kalıntılardan bu kalıntıların günümüze ulaşan kültürel etkileşimlerine zengin ve keyifli bir yolculuğa çıkmış olacaksınız.
Yenipazar / Aydın
Aydın iline 40 km uzaklıktaki Yenipazar, Büyük Menderes Havzası’nın orta bölümünde, kuzeye doğru ormanlarla kaplı Madran Baba Dağı’nın eteğinde yer alır. Yenipazar’a gittiğinizde Yörük Ali Efe Müzesi’ni gezebilir, tarihi çarşıda pide yiyebilir, Çamlık Mesire Alanı’nda dinlenebilirsiniz. İlçenin en önemli tarihi eseri Orthosia Antik Kenti çok geniş bir alanı kapsar ve günümüzde hâlâ toprak altında kalmış kısımları mevcuttur.

Cittaslow Kentlere Ne Getiriyor?
Cittaslow unvanını elde eden kentler, hareketin temsil ettiği değerleri yaşattığı için üye olmaya hak kazanıyor. Bununla birlikte bu hakkı kazanmanın kentlere somut etkileri ve önemli faydaları da oluyor. Bu etkilere Seferihisar örneği üzerinden bakalım.
Seferihisar, 2009 yılında ülkemizin ilk, dünyanın 121. sakin şehri oluyor ve sakin şehrin simgesi olan “salyangoz” logosunu almaya hak kazanıyor. Bu başarı, ilçenin değerlerini koruyarak gelişmesi yolunda önemli bir dönüm noktası oluyor.
Belediyenin yavaş felsefesini benimsemesi ve gerçekleştirdiği projeler Seferihisar’ı bu alanda örnek bir kent haline getiriyor.
Peyzajda yöresel aromatik bitkilerin kullanılması, güneş enerjili sokak aydınlatma elemanları, kompost tesisi gibi projeler Seferihisar’ın vizyoner projeleri arasında yer alıyor.
Cittaslow unvanı elde edildikten sonra yerel yemekler yeniden keşfediliyor, yerli tohumlar korunuyor, organik tarım destekleniyor, üreticinin ürünlerini aracısız satabileceği üretici pazarları korunuyor.
Sığacık Kalesi sokak sağlıklaştırma çalışmasıyla eski güzelliğine kavuşuyor.
Seferihisar’ın yerel zenginliklerine sahip çıkması insanların bu konudaki farkındalığını artırıyor ve tabandan tavana yayılan sürdürülebilir bir hareket haline geliyor.
Seferihisar’daki bu değişim ulusal ve uluslararası platformlarda da büyük ilgi uyandırıyor, medyada bu haberler yer buldukça diğer kentler de üyelik için harekete geçmeye başlıyor.

Cittaslow Kentleri Keşfe Değer
Tüketim toplumunun kaosu içinde yerel değerlerini, kendine özgü kültürel yapısını, üreticisini, vatandaşını, doğasını ve samimiyetini koruyan bu güzel kentler ayak bastığınız andan itibaren sizi yuvanızda gibi hissettirecek.
Yaşam koşturmacası içinde nefes almak, sokaklarda dolaşırken insanların sıcaklığını hissetmek, tarihle bağ kurmak ve doğayı yeniden hatırlamak üzere siz de Cittaslow felsefesini deneyimlemek için vakit kaybetmeden bu birbirinden güzel kentleri keşfetmeye başlayabilirsiniz.
Kaynaklar
- https://cittaslowturkiye.org/tr/. https://cittaslowturkiye.org/tr/
- https://www.cittaslow.org/. https://www.cittaslow.org/