Kültürel Mirasa Sahip Çıkmak Kültür Varlıkları Rehberi

Nitelikli Yaşam Unsuru Olarak Kültür Varlıkları

Nitelikli bir yaşamın temel unsurlarından biri, bireyin çevresindeki kültür varlıklarına ilişkin farkındalık geliştirerek bu varlıklarla sürekli yapıcı etkileşimde bulunmasıdır.

Kültür varlıkları, bireylere kimlik bilinci, estetik algısı ve aidiyet hissi kazandırarak yaşam kalitesini artırır. Nitelikli yaşam standartlarına sahip toplumlar ise ortak hafızayı korumaya ve sürdürülebilir kılmaya daha yatkındır.

Kültür varlıklarını organize bir şekilde koruma bilinci ülkemizde hem çok yeni hem de yeterince olgunlaşmamış bir kavram.

Edip Cansever’e göre ülkemizde tarihi değerleri koruma bilinci ve müzeciliğin gelişimi Helenistik kültüre duyulan ilginin bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve tarihin derinliklerine kadar iniş çok yakın geçmişin göz ardı edilmesine neden olmuştur. Bu duyarsızlık ve kayıtsızlık çok yakın döneme ait Türk kültürüne ait değerlerin de yok olmasına sebep olmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Batı Avrupa ülkelerinin kimliklerini koruma bilinci ve iradesi, savaşın ortadan kaldırdığı mimari mirasın ve çevresinin korunmasını sağlarken ülkemiz, var olanın nasıl en çabuk ortadan kaldırılabileceğinin derdine düşmüştür.

Halbuki kültür varlıkları tarihsel yaşanmışlık hakkında bilgi verirken aynı zamanda geleceğin de şekillenmesine kaynaklık eder.

Dün, bugünle ilişkilidir; dün hakkında bilgi veren en önemli kaynak ise kültür varlıklarıdır. Tarihçi Fernand Braudel’e göre geçmişi idrak etmek için ona bugünün ışığını tutmak, bugünü aydınlatmak için ise ona geçmişin ışığını tutmak gerekir. Geçmiş bugünün, bugün ise geçmişin ışığında anlaşılabilir.

Kültürün ve onun taşıyıcısı konumundaki kültür varlıklarının zaman ve mekân içerisindeki farklılık yaratan çeşitliliği toplumların kimliklerinin yansımasıdır.

Kültür varlıklarının korunması kamu yararına bir eylem olarak ülke kimliğinin oluşmasında oldukça önemli bir role sahiptir. Toplumun tarihsel aynası olarak korunması ve devamlılıklarının sağlanması bir ülkenin tanıtıcı kimliği ile paralel olarak düşünülebilir. Kültür varlıklarının korunması, onarılması ve sahip çıkma bilincinin oluşturulmasında asıl amaç bu varlıkların gelecek yeni nesillere aktarılmasıdır. Kültür varlıklarının tanınması ve sahip çıkma bilincinin oluşması için her şeyden önce bu varlıkların sağlam bir şekilde muhafaza edilmesi gerekmektedir.

İnsanlığın Ortak Mirası

1950 sonrasında kültürel miras alanında yaşanan gelişmeler göz önüne alındığında, kültürel mirasın, taşıdığı sanatsal veya bilimsel değerin yanı sıra “insanlığın ortak mirası” olmasından ötürü korunması gerektiği anlayışı ortaya konmuştur.

Dünya Miras Sözleşmesi’nin önsözünde, “kültürel ve doğal mirasın herhangi bir parçasının bozulmasının veya yok olmasının, bütün dünya milletlerinin mirası için zararlı bir yoksullaşma teşkil ettiği”, “kültürel ve doğal mirasın parçalarının istisnaî bir öneme sahip olduğu ve bu nedenle tüm insanlığın dünya mirasının bir parçası olarak muhafazasının gerektiği” ve “kültürel ve doğal mirasın korunmasına iştirakin, bütün milletlerarası camianın ödevi olduğu” belirtilmiştir.

2001 tarihli kültürel çeşitliliğe ilişkin UNESCO evrensel bildirgesinde kültürel miras yaratıcılığın kaynağı olarak gösterilmiş ve “hemen her şekliyle korunmalı, zenginleştirilip genişletilmeli ve insan deneyiminin ve emellerinin bir kaydı olarak gelecek kuşaklara teslim edilmelidir ki böylece yaratıcılık tüm çeşitliliği içerisinde teşvik edilmiş ve kültürler arasında etkin bir diyalog hissedilmiş olsun” denilmektedir.

Kültürel Miras Unsurları Neden Korunmalı?

Kültürel mirasın korunması, insanlık için en az çevrenin korunması veya insan hakları kadar önemli bir ortak değerdir. Bu korumanın başlıca gerekçeleri aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Kimliğin ve Kökenin Korunması: Tarihi eserler, bir toplumun kimliğinin ve kökeninin bir parçasıdır. Bu eserler, bir ülkenin veya bir topluluğun geçmişine, kültürüne ve mirasına dair önemli bilgiler içerir. Onların korunması, bir toplumun tarihini ve mirasını gelecek nesillere aktarmak için hayati öneme sahiptir.

Sanatsal ve Mimari Değerlerin Korunması: Tarihi eserler, sanat ve mimari açıdan önemli örneklerdir. Özellikle antik yapılar, heykeller, resimler ve diğer sanat eserleri insanlığın sanatsal ve mimari geçmişini yansıtır. Bu eserlerin korunması, sanat tarihini anlamak ve değerini takdir etmek için kritik öneme sahiptir.

Turizm ve Ekonomik Gelişim: Kültür eserleri turizm açısından büyük bir çekicilik oluşturur. Turistler, tarihi ve kültürel yerleri ziyaret ederek yerel ekonomiye katkıda bulunurlar. Eserlerin korunması, turizm endüstrisinin gelişimine ve yerel ekonominin canlanmasına katkıda bulunur.

Eğitim ve Araştırma: Eserler, eğitim ve araştırma için önemli kaynaklardır. Öğrenciler, tarihi eserleri inceleyerek geçmiş hakkında daha fazla bilgi edinebilirler. Aynı zamanda, araştırmacılar da tarihi eserleri kullanarak geçmişteki olayları ve kültürel değişimleri daha derinlemesine anlayabilirler.

Toplumsal Bağlılık ve Dayanışma: Tarihi eserler, bir topluluğun ortak mirasını temsil eder. Bu eserler, insanları bir araya getirir ve toplumsal bağlılığı güçlendirir. Bir toplum, tarihi eserlerine sahip çıktıkça ortak geçmişlerine duydukları bağlılık ve gurur artar.

Doğal ve İnsan Kaynaklı Tehditlerden Koruma: Tarihi eserler, doğal afetler, çevresel etkiler ve insan kaynaklı tehditler gibi birçok riskle karşı karşıyadır. Bu eserlerin korunması, onları bu tür tehlikelerden korumak ve gelecek nesillere ulaşmalarını sağlamak için önemlidir.

Sonuç olarak tarihi eserlerin korunması kültürel mirasın devamını sağlar ve insanlığın ortak geçmişini korur. Bu eserler, sanat, mimari, tarih ve kültür alanlarında büyük bir öneme sahiptir ve onların korunması, gelecek nesillerin bu zengin mirası keşfetmelerini ve takdir etmelerini sağlar.

Türkiye’nin Kültür Mirasını Koruma Karnesi

Kültürel zenginlik açısından belki de dünyanın en şanslı coğrafyasında yaşıyoruz.

Tarih boyunca çok çeşitli kültür ve uygarlıkların birleşme ve çatışma noktasında yer alan ve bugün de bu özelliğini koruyan Anadolu ve Trakya, üzerinde birçok halkın bugüne bıraktığı kültür mirasını taşıyor. Ülkemiz sınırları içerisinde yer alan bu mirasın köklerinde eski Anadolu kültürleri (Hitit, Likya, Karya, Frig gibi), Akdeniz ve Ege kültürleri (Miken, Helen, Roma, Bizans gibi), Orta Asya, İran, Arap etkileri ile Selçuklu ve Osmanlı kaynakları bulunuyor. Bu çeşitlilik ve zenginlik, Türkiye’yi belki de dünyada tek örnek yaparken bu mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için belirlenecek politika ve stratejiler için çok büyük çabalar harcanmasını da zorunlu kılıyor.

Peki Türkiye’de kültür miraslarımızı ne kadar koruyabiliyoruz?

Önemli tarihi eserlerin bütün olarak veya parça parça yapılış amaçlarından farklı şekilde kullanılmalarının sayısız örneği mevcut. Tarihi bir çeşmede sakız satılması, Osmanlı yadigârı bir eserin üzerinde işporta kıyafetlerin sergilenmesi, antik eserlerin taşlarının çalınarak bina, köprü vb. yapımında kullanılması alışık olduğumuz manzaralar.

İstanbul’un dünyada eşi benzeri olmayan “Old Town” bölgesinde ucuz bavul ticareti yaptıran, tarihi Kapalıçarşı’yı kalitesiz imitasyon ürün merkezine çeviren, Sümela Manastırı gibi yapıların üzerine isim kazınan, SİT alanlarında definecilik yapılan bir ülkede yaşıyoruz.

Bu münferit bilinçsizliklerin yanında devletin göz yumduğu, görmezden geldiği, hatta bizzat rol aldığı kültürel miras yıkımları da çok fazla.

1950’li yıllarda Adnan Menderes’in İstanbul’un çehresini modernize etmek ve trafik sorununu hafifletmek gerekçesiyle başlattığı ve günümüzde “Menderes Yıkımları” olarak bilinen çalışmalarda onlarca kamu ve sivil mimari örneği tarihi eser yok edildi, tarihi doku pek çok bölgede geri dönülemez biçimde zarar gördü.

Cenevizliler döneminden kaldığı bilinen Şile Kalesi 2015 yılında Şile Belediyesi gözetiminde restore edildi, ortaya çıkan iş o kadar kötüydü ki kale için “Sünger Bob” benzetmesi yapıldı.

Yine 2015 yılında Hatay Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen Roma dönemi mozaikleri, yeni binaya taşınma ve sergileme hazırlıkları sırasında hatalı restorasyon işlemlerine maruz kaldı, bazı mozaikler tanınmaz hale geldi.

2018 yılında yürürlüğe giren İmar Barışı sonrası İstanbul’un dünya mirası Tarihi Yarımada büyük bir tahribat süreci yaşadı, pek çok kaçak yapı yasallaştı.

Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip olan Hasankeyf, 2020 yılında Ilısu Barajı’nın su tutmaya başlamasıyla sular altında kaldı. Taşınabilen birkaç anıtsal eser dışında antik kentin büyük kısmı yok oldu.

Yine 2020 yılında Galata Kulesi’nin onarımı sırasında “hilti” kullanılarak tarihi duvar ve mezar taşları tahrip edildi, Vakıflar Genel Müdürlüğü ilgili firmayı uyarmakla yetindi.

Müzeyken camiye dönüştürülen Ayasofya’da 2022 yılında yoğun ziyaretçi trafiği esnasında tarihi “İmparatorluk Kapısı” tahribata uğradı, bazı şahıslar batıl inançları nedeniyle kapının ahşap kısımlarından parçaları koparıp evine götürdü.

Kültürel mirasın korunmasında tüm bu olumsuz örneklerin yanı sıra elbette olumlu örnekler de mevcut.

Şanlıurfa’daki Göbeklitepe, Kars’taki Ani Arkeolojik Alanı ve Efes Antik Kenti hem özenli restorasyonlar hem de çevre düzenlemeleriyle arkeolojik mirasın korunması anlamında ülkemizdeki başarılı çalışmalar.

Geçmişin sivil mimarisini ve kent kültürünü günümüze taşıyan başarılı kent koruma projeleri arasında ise öncelikle Karabük’ün Safranbolu ilçesini, Eskişehir’in Odunpazarı ilçesini ve Bursa’nın Cumalıkızık mahallesini saymak mümkün.

Bunların dışında son yıllarda yerel yönetimler tarafından pek çok restorasyon ve koruma projesinin hayata geçirildiğini görüyoruz. İBB Miras bu alanda belki de öncü rol üstlenirken İzmir, Ankara, Gaziantep gibi büyükşehir belediyelerinin de önemli kültür koruma projelerini başarıyla gerçekleştirmesi bu konuda geleceğe daha umutlu bakmamızı sağlıyor.

Tüm bu kurumsal girişimlerin ötesinde kültürel mirası koruyacak olan esas etken gelişmiş bir kültür bilinci. Bu bilinci oluşturmanın ilk adımı ise kültür varlıklarını ve kültürel miras kategorilerini tanımak.

Şimdi bunlara yakından bakalım.

KÜLTÜR VARLIĞI / KÜLTÜREL MIRAS

Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş, bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan, yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar kültür varlıklarıdır.

Kültürel miras, tarihi veya yapılı çevreyi oluşturan ve miras değeri olan anıtları, bina gruplarını ve yerleri ifade eder. Kültürel miras, insanlar ve mekânlar arasında zaman içinde meydana gelen etkileşimden kaynaklanan çevrenin tüm özelliklerini içerir.

Her devlet tarafından arkeoloji, tarih öncesi, tarih, sanat veya bilim için önemli olarak gösterilen ve aşağıdaki kategorilere giren değerler kültür varlığı sayılır:

a) Az bulunur zooloji, botanik, mineroloji ve anatomi örnekleri ile koleksiyonlar, paleontoloji bakımından değer taşıyan nesneler
b)Bilim ve teknik tarihi ile askeri ve sosyal tarihi kapsayan tarihe, ulusların yöneticilerinin, bilginlerinin, düşünür ve sanatçılarının hayatlarına ve önemli olaylara dair varlıklar
c) Kanuna uygun veya aykırı olarak yapılan kazı ve arkeolojik bulgu ürünleri
d) Tarih ve sanat değeri taşıyan anıtlar ile arkeolojik sitelerden artakalmış kırık, dağınık parçalar
e) Yüz yıldan daha eskiye ait sikke, hakkedilmiş mühür, kitabe ve benzeri şeyler
f) Etnolojik gereçler
g) Sanat değeri bulunan aşağıda gösterilmiş varlıklar:

  • Her türlü satıh üzerine, her türlü malzeme ile ve elle yapılmış tablolar, resimler, desenler (elle süslenmiş imalat ürünleri ile sanayiye değin desenler bunların dışındadır)
  • Her türlü malzemeden yapılmış orijinal heykeller, heykelcilik sanatına dair ürünler
  • Orijinal gravürler, baskılar ve taş basmalar
  • Her türlü malzemeden meydana getirilmiş sanat değeri bulunan montajlar ve asamblajlar

h) Az bulunur el yazmaları, 1500 yıllarından önce yapılmış baskılar, tarih, edebiyat ve bilim yönünden özel önem taşıyan eski kitaplar, yayınlar, belgeler (tek veya koleksiyon halinde)
i) Posta ve damga pulları ile benzeri pullar (tek veya koleksiyon halinde)
j) Arşivler (plak, fotoğraf ve sinema arşivleri dahil)
k) Yüz yılı aşkın döşeme eşyaları ve eski müzik aletleri.

TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIĞI

Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan, o eseri meydana getiren toplumun toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasal, bilimsel ya da estetik niteliklerinin belgesi olan, yer üstünde, yer altında veya su altındaki korunması gerekli taşınmaz varlıklar taşınmaz kültür varlığı olarak anılır.

DOĞAL VARLIK / TABİAT VARLIĞI / DOĞAL MİRAS

Jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerlerdir.

  • Estetik veya bilimsel açıdan istisnaî evrensel değeri olan, fiziksel ve biyolojik oluşumlardan veya bu tür oluşum topluluklarından müteşekkil doğal anıtlar.
  • Bilim veya muhafaza açısından istisnaî evrensel değeri olan jeolojik ve fizyografik oluşumlar ve tükenme tehdidi altındaki hayvan ve bitki türlerinin yetiştiği kesinlikle belirlenmiş alanlar.
  • Bilim, muhafaza veya doğal güzellik açısından istisnaî evrensel değeri olan doğal sitler veya kesinlikle belirlenmiş doğal alanlar.

Taşınmaz Tabiat Varlığı

Jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde ve yer altında veya su altında bulunan tarihi mağaralar, kaya sığınaklar, özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzeri taşınmazlar.

Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlığı

a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19. yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar
b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar
c) SİT alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları
d) Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tespit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal Atatürk tarafından kullanılmış evler.

Pamukkale Travertenleri, Peribacaları, Damlataş Mağarası, Meke Krater Gölü ülkemizin önemli korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıklarındandır.

Taşınır Tabiat Varlığı

Jeolojik devirlere ait olup ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli taşınır tabii değerler.

Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlığı

a) Jeolojik, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait, jeoloji, antropoloji, prehistorya, arkeoloji ve sanat tarihi açılarından belge değeri taşıyan ve ait oldukları dönemin sosyal, kültürel, teknik ve ilmi özellikleri ile seviyesini yansıtan her türlü kültür ve tabiat varlıkları. Her çeşit hayvan ve bitki fosilleri, insan iskeletleri, çakmak taşları (sleks), volkan camları (obsidyen), kemik veya madeni her türlü aletler, çini, seramik, benzeri kap ve kacaklar, heykeller, figürinler, tabletler, kesici, koruyucu ve vurucu silahlar, putlar, cam eşyalar, süs eşyaları (hülliyat), yüzük taşları, küpeler, iğneler, askılar, mühürler, bilezik ve benzerleri, maskeler, taçlar, deri, bez, papirüs, parşömen veya maden üzerine yazılı veya tasvirli belgeler, tartı araçları, sikkeler, damgalı veya yazılı levhalar, yazma veya tezhipli kitaplar, minyatürler, sanat değerini haiz gravür, yağlıboya veya suluboya tablolar, muhallefât (manevi değeri olan kalıntı), nişanlar, madalyalar, çini, toprak, cam, ağaç, kumaş ve benzeri taşınır eşyalar ve bunların parçaları. Halkın sosyal hayatını yansıtan, insan yapısı araç ve gereçler dahil, bilim, din ve mihaniki sanatlarla ilgili etnografik nitelikteki kültür varlıkları.
b) Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna ait tarihi değer taşıyan belge ve eşyalar, Mustafa Kemal Atatürk’e ait kişisel eşya, evrak, kitap, yazı ve benzeri taşınırlar.

ANIT ESER / ANIT

Tarih, sanat veya bilim açısından istisnaî evrensel değerdeki mimari eserler, heykel ve resim alanındaki şaheserler, arkeolojik nitelikte eleman veya yapılar, kitabeler, mağaralar ve eleman birleşimleridir.

Anıtkabir, Aspendos Tiyatrosu, İzmir Belevi Anıt Mezarı, Gaziantep Zincirli Anıt ülkemizdeki önemli anıt eserler arasındadır.

SİT

Tarihöncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar.

SİT’ler; kentsel, kırsal, arkeolojik, tarihi, doğal ve karma SİT olarak nitelendirilir.

Efes Antik Kenti, İstanbul Tarihi Yarımada, Kapadokya, Ölüdeniz ülkemizdeki iyi bilinen SİT alanlarından bazılarıdır.

KÜLTÜR ROTASI / MIRAS ROTASI

Bir miras rotası, kültürel önemi ülkeler ve bölgeler arasındaki çok boyutlu diyalog ve etkileşimlerden gelen, rota boyunca hareketin zaman ve mekânda etkileşimini gösteren somut unsurlardan oluşur.

Kültürel rota, fiziksel olarak sınırlandırılmış ve aynı zamanda belirli ve iyi belirlenmiş bir amaca hizmet etmek için kendine özgü dinamik ve tarihsel işlevselliğe sahip olmasıyla karakterize edilen, kara, su veya başka türde herhangi bir iletişim yoludur.

Likya Yolu, Karia Yolu, Evliya Çelebi Yolu ülkemizin önemli kültür rotalarıdır.

ENDÜSTRI MIRAS

Endüstri mirası SİT’ler, yapılar, kompleksler, alanlar ve peyzajlar yanında, onlarla ilgili makineler, eski veya devam eden sanayi süreçleri, hammaddelerin çıkarılması, ürüne dönüştürülmesi ve ilgili enerji ve taşıma altyapıları hakkında veri sağlayan nesneler veya belgelerden oluşmaktadır.

Eski veya yeni, sanayi süreçleri üretmek ve ürünleri daha geniş pazarlara dağıtmak için hammadde sağlayan doğal kaynaklara, enerji ve taşıma ağlarına bağlı olduklarından, endüstri mirası kültürel ve doğal çevre arasındaki derin bağı yansıtır. Hem taşınır ve taşınmaz varlıkları kapsar, hem de teknik bilgiler, işin ve çalışanların organizasyonu, toplulukların yaşamını biçimlendiren ve toplumlara, genelde dünyaya büyük düzen değişikliklerine yol açan karmaşık sosyal ve kültürel mirasla ilişkili soyut boyutları bulunmaktadır.

Endüstriyel üretim süreçlerinin içinde yer aldığı ve/veya endüstri devrimi teknolojisiyle üretilmiş yapılardır. Artık kullanım dışı kalmış yapılar, üretim donatıları, yapı aksamları ve yerleşimler ile içinde bulundukları doğa ve kent peyzajları endüstri mirasını oluşturur.

Santralistanbul, Alpullu Şeker Fabrikası, Müze Gazhane, Bursa Merinos Fabrikası ülkemizin önemli endüstri mirasları arasındadır.

SUALTI KÜLTÜR MIRASI

Sualtı kültür mirası, en az yüz yıldır, kısmen veya tamamen, periyodik veya sürekli olarak su altında kalmış, kültürel, tarihi veya arkeolojik karaktere sahip insan varlığının tüm izlerini ifade eder. Örneğin arkeolojik ve doğal bağlamlarıyla birlikte SİT’ler, yapılar, binalar, eserler ve insan kalıntıları; ayrıca gemiler, uçaklar, diğer araçlar veya bunların herhangi bir kısmı, kargoları.

Sualtı kültür mirası; sualtı ortamında bulunan veya oradan çıkarılmış olan arkeolojik miras olarak anlaşılmaktadır. Sualtında kalmış yerleşme ve yapılar, batık alanları, batıklar ve bunların arkeolojik içerikleriyle doğal çevreleri de bu kapsama girmektedir.

Gelidonya Batığı, Kekova Batık Şehir, Gaziantep Urima Antik Kenti ülkemizdeki önemli sualtı kültür mirasları arasındadır.

MIMARI MIRAS

İnsanlığın ortak malı olan ve günümüze ulaşmış özgün nitelikleriyle geleceğe aktarılması gereken, farklı ölçek ve nitelikte olan ve tüm değerleriyle, bütünleşik koruma ilkelerine göre korunması gereken yapı ve yapı gruplarıdır.

Anıtlar: Tarihsel, arkeolojik, sanatsal, bilimsel, sosyal ve teknik bakımlardan önemleri nedeniyle dikkate değer binalar ile diğer yapılar ve bunların müştemilatı ile tamamlayıcı kısımları.

Bina Grupları: Topografik olarak tanımlanabilecek birimleri oluşturmaya yeterince uygun olan ve tarihsel, arkeolojik, sanatsal, bilimsel, sosyal veya teknik bakımlardan önemleri nedeniyle dikkate değer, kentlerde veya kırsal bölgelerdeki türdeş bina grupları.

GELENEKSEL MIMARI MIRAS

Teknoloji ve iletişim olanaklarının gelişmesiyle hızla çeşitliliğini yitiren dünyada, yöreye özgü malzeme ve tekniklerle, yöresel yapım geleneklerini, yerel kimliği yansıtan geleneksel yapı, yapı grupları ve yerleşmelerdir.

Geleneksel yapılar, toplumca paylaşılan bir yapı geleneği, çevreye uygun yöresel veya bölgesel bir kimlik, üslup, biçim ve görünüş tutarlılığı veya geleneksel yapı türlerine bağlılık, anonim olarak aktarılan geleneksel tasarım ve yapı ustalığı, işlevsel, sosyal ve çevresel kısıtlamalara etkin olarak cevap verebilme, geleneksel yapım sistemlerinin ve zanaatlarının etkin uygulaması gibi ayırt edici özellikleriyle tanınır.

Safranbolu evleri, Selimiye Camii, Diyarbakır Surları ülkemizin geleneksel mimari mirasları arasında yer alır.

MODERN MIMARI MIRAS

Türkiye’de 20. yüzyılın başından itibaren üretilmiş; gerek uluslararası gerekse ulusal yönelimleri ve/veya yenilikçi teknik ve teknolojileri örnekleyen yapı, yapı grupları ve yerleşmelerdir.

Çemberlitaş Palas, Florya Atatürk Deniz Köşkü, Ankara Gar Binası, İTO Binası ülkemizim modern mimari mirasları arasında yer alır.

KIRSAL MIRAS / KIRSAL PEYZAJ

Kırsal peyzaj; tarım, hayvancılık, kırsal hayvancılık, balıkçılık ve su ürünleri üreticiliği, ormancılık, yabani gıda toplama, avcılık ve tuz gibi kaynakların çıkarılması vasıtasıyla yemek üretimi ve diğer yenilenebilir doğal kaynaklar için kullanılan, insan doğa birlikteliğinin ortak üretimi karasal ve sulak alanlardır.

Miras olarak kırsal peyzaj, fiziksel nitelikleri (üretken arazinin kendisi, morfoloji, su, altyapı, bitki örtüsü, yerleşimler, kırsal binalar ve merkezler, yerel mimari, ulaşım ve ticaret ağları) ile birlikte daha geniş fiziksel, kültürel ve çevresel bağlantıları ve ortamı kapsar. Miras olarak kırsal peyzaj aynı zamanda bağlantılı kültürel bilgileri, gelenekleri, uygulamaları, yerel insan topluluklarının kimlik ve aidiyet ifadelerini ve bu peyzajlara geçmiş ve çağdaş insanlar ve topluluklar tarafından atfedilmiş kültürel değerleri ve anlamları içerir.

Karadeniz’de Fırtına Vadisi’ndeki ahşap-taş karışımlı seranderler, Ege’de Adatepe ve Yeşilyurt köyleri, Akdeniz’in teraslanmış tarım alanları ülkemizin önemli kırsal mirasları arasındadır.

ARKEOLOJIK MIRAS

Temel verileri arkeolojik yöntemlerle elde edilen maddi mirastır. İnsan varlığının her tür izini kapsar ve her tür insan etkinliğini yansıtan yerleri, terk edilmiş yapıları, toprak ve su altındaki sitler de dahil olmak üzere her tür kalıntıyı, bunlarla ilişkili taşınabilir tüm kültürel malzemeyi içerir.

Yapılar, inşaatlar, mimari eser grupları, açılmış SİT alanları, taşınır varlıklar, diğer tür anıtlar ve bunların çevresi, ister toprakta ister su altında bulunsun arkeolojik mirasa dahildir.

Ani Arkeolojik Alanı, Çatalhöyük Neolitik Kenti, Hattuşaş, Karahantepe, Sardes Antik Kenti, Hierapolis Antik Kenti, Pergamon Tiyatrosu ülkemizin önde gelen arkeolojik miraslarından bazılarıdır.

SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MIRAS

Sözlü kültür ortamlarında halk tarafından yaratılan ve halkbilimi araştırmaları içinde yer alan sözlü anlatımlar ve sözlü gelenekler, gösteri sanatları, toplumsal uygulamalar, ritüel ve festivaller, halk bilgisi, evren ve doğa ile ilgili uygulamalar, el sanatları geleneği gibi kültürel ürünleri ve üretim süreçleri somut olmayan kültürel miras kapsamında değerlendirilir.

Toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekânlar somut olmayan kültürel mirasa dahildir.

Geleneksel çini ustalığı, meddahlık, mesir macunu festivali, Karagöz, Hıdrellez kutlaması ülkemizin somut olmayan kültürel miraslarından bazılarıdır.

Kaynaklar

  1. https://www.kulturelmiras.org/mirasa-bakis/miras-tanimlari-ve-kategorileri/. https://www.kulturelmiras.org/mirasa-bakis/miras-tanimlari-ve-kategorileri/
  2. https://culturalbridgepz.org/kulturel-miras-neden-korunmali/. https://culturalbridgepz.org/kulturel-miras-neden-korunmali/
  3. https://karsem.karatay.edu.tr/tarihi-eserlerin-korunmasi-kulturel-mirasin-onemi?srsltid=AfmBOoovO-K8bdi6Wuza6gPf3Ils9X4FfeyvNwSV72EUl_yOtJQ3Bo5C. https://karsem.karatay.edu.tr/tarihi-eserlerin-korunmasi-kulturel-mirasin-onemi?srsltid=AfmBOoovO-K8bdi6Wuza6gPf3Ils9X4FfeyvNwSV72EUl_yOtJQ3Bo5C