Hepimiz Temizlik Hastasıyız!
Biz Türkler evlerimizin ve bulunduğumuz ortamların temizliğine büyük özen gösteririz. Bizde temizlik imandan geldiği kadar aileden ve alışkanlıklardan da gelir. Belki de dünyanın en temiz gözüken ve kokan evleri bizim evlerimizdir.
Ne yazık ki bu temizlik tutkusunun bir bedeli var ve bu bizim kendi sağlığımızla ilgili.
Temizlikte kullandığımız dezenfektanlar ve deterjanlar sandığımız kadar masum değil. İçeriklerindeki kimyasallar nedeniyle yanlış kullanıldıklarında pek çoğunun başta akciğerlerimiz olmak üzere sağlığımıza zararlı etkileri var.
Oysa bu zararlı etkileri bazı basit kurallara dikkat ederek azaltmak mümkün.
Aslında sabun varken dezenfektan ve deterjanlara ne kadar ihtiyaç olduğu tartışılır; ama insanoğlunun ilk ve en eski temizlik ve bakım malzemesi olan sabun maalesef 1950’li yıllardan itibaren eski önemini kaybetti ve yerini o tarihlerde yeni keşfedilen deterjanlara bıraktı. Günümüzde deterjanlar temizliğin vazgeçilmez bir unsuru, öyle ki hemen her evin bir deterjan köşesi veya dolabı var.
Deterjan nedir?
Deterjan dediğimiz şey, yüzey aktif (çoğunlukla yüzey gerilimini azaltma) özelliği olan, içinde %70-80 oranında yıkamaya yardımcı kimyasal maddeler de bulunan yapay bir ürün. Ham petrolden elde edilen deterjanlardaki katkı maddeleri temizleyici, beyazlatıcı, yumuşatıcı, korozyon (aşınma) önleyici, köpürtücü, parlaklık verici, koku verici veya antiseptik (mikrop gelişimini önleyen) özelliklere sahip.
Temizliğin ne zararı olabilir?
Ev temizliğinde kullandığımız malzemeler sağlığımız için önemli risklere zemin hazırlıyor. Öncelikle deterjanların içindeki bazı maddeler alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor.
Özellikle sprey formundaki temizlik malzemeleri ve yüksek uçuculuğu olan formülasyonlar sıklıkla solunum sorunlarına yol açabiliyor. Bu durumdan da en çok astımı olan hastalar veya astıma yatkın bireyler etkileniyor.
Dahası, temizlik malzemelerindeki bazı kimyasal bileşenlerin kanserojen, nörotoksik (sinir sistemi üzerinde zehirli etki) veya endokrin (iç salgı bezleri) bozucu etkileri olabiliyor.
Ev ve arabalarımızda kullandığımız hava tazeleyici ürünler, kokunun uzun süre kalıcı olmasını sağlamak için kullanılan “fitalat” maddesini içerebiliyor. Fitalata düzenli maruz kalınması üreme sistemi ve gelişim problemleri riskini artırabiliyor.
Temizlikte güzel koku takıntımız var
Evini temizleyen pek çok kişi evinin mis gibi kokmasından hoşlanır; oysa bu çok da sağlıklı bir yaklaşım değil. Alışkanlıklarımızdan dolayı beynimiz güzel kokuyu temizlik ile eşleştiriyor, gerçekte ise böyle bir bağlantı söz konusu değil.
Koku verici esans endüstrisinde kullanılan maddelerin yaklaşık üçte birinin toksik (zehirli) olduğu biliniyor. Bu maddeler, hassas kişilerde veya astım hastalarında solunum yolu iritasyonu (tahrişi), baş ağrısı, hapşırma ve göz sulanması gibi etkilere neden olabiliyor.
Bu nedenlerden dolayı temizlikte güzel koku obsesyonundan kurtulmak gerekiyor.
Deterjanları karıştırmak doğru mu?

Temizlikte sıklıkla yapılan deterjanları birbirine karıştırma işlemi aslında çok yanlış bir uygulama. Özellikle çamaşır suyu ve tuz ruhunun kesinlikle karıştırılmaması gerekiyor; çünkü bu iki madde karıştığında kimyasal bir tepkime gerçekleşiyor, iki madde asıl amaçlarını kaybederek işe yaramaz hale geliyor ve sağlık için çok tehlikeli olan klor gazı ortaya çıkıyor. Maruz kalma süresi uzun ve havalandırma yetersiz ise bireylerde göz ve solunum sistemi iritasyonu ortaya çıkıyor.
Bunun dışında amonyak ve klor içeren malzemelerin karıştırılması da önerilmiyor; çünkü amonyak akciğerlerimiz için tehlike oluştururken klorla karıştırıldığında kansere yol açan bileşikler oluşturabiliyor.
Görüldüğü gibi “masum” olduğunu düşündüğümüz deterjanlar önemli sağlık riskleri taşıyor.
Kullandığımız temizlik malzemelerini ne kadar yüksek miktarda kullanırsak sağlığımıza etkileri o kadar ciddi oluyor. Bu yüzden mümkünse deterjan miktarını ve kullanım sıklığını azaltmalı, her zaman su ile durulama yapmalıyız.
Dezenfektanlar da zararlı mı?
Temizliğin bir başka vazgeçilmez malzemesi dezenfektanların oluşturduğu sağlık risklerini değerlendirebilmek için önce “biyosit” kavramını anlamak gerek.
Biyosit, kelime anlamı olarak biyolojik bir varlığı öldüren, canlı öldüren, “canlıkıran” demek. Biyosidal ürün; insanların bulunduğu ortamlarda, yaşam alanlarında veya çevrelerinde bulunan zararlılarla (haşereler, fareler, hamam böcekleri, sivrisinekler, akarlar vb.) mücadele amacıyla kullanılan ve bu zararlıları yok eden veya uzaklaştıran, cezbederek belirli bir hedefte toplanmalarını sağlayan formülasyon veya maddeleri tanımlamak için kullanılan bir terim.
Biyosidal ürünler, içerdikleri aktif maddeler sayesinde zararlı olarak kabul edilen bakteri, virüs, mantar gibi mikroorganizmalar, hamam böceği, kene, karasinek, sivrisinek gibi böcekler, fare ve sıçan gibi kemirgenler üzerinde kimyasal veya biyolojik etki gösteriyor.
Ayrıca içme suyu dezenfektanları, hastanelerde ve gıda sektörü de dahil birçok sektörde kullanılan birçok yüzey dezenfektan maddeleri de biyosidal ürün kapsamına giriyor.
Mikroorganizmaları öldürme yetenekleri nedeniyle, dezenfektanlara sıklıkla “genel biyositler” adı veriliyor. Cansız nesneler üzerinde potansiyel olarak bulunan patojen mikroorganizmaların kimyasal maddeler ile miktarlarının kabul edilebilir bir seviyeye düşürülmesi ile sağlanan dezenfeksiyon sayesinde, dezenfektanlar bakteri ve fungusların gelişimini önleme ve öldürmeye ek olarak bazı hedef virüsleri de öldürebiliyor.
Dezenfektanlar endüstriyel içecek üretiminde de yaygın olarak kullanılıyor. Süt ve diğer yiyecek ve içecek endüstrilerinde, ürün temas yüzeylerinde bulunan patojenik mikroorganizmaları engelleyerek ve içme suyunun güvenliğini sağlayarak gıda kaynaklı hastalık riskini azalttığından, dezenfektan ve dezenfektanların kullanımı güvenli ürünlerin üretiminin ayrılmaz bir parçası. Klor ise içme suyu kaynaklarının güvenliğini sağlamak için en yaygın olarak kullanılan dezenfektan.
Dezenfektanlar; mikroorganizmaları etkileme derecelerine, etki mekanizmalarına, kimyasal yapılarına ve kullanım alanlarına göre beş grupta sınıflandırılıyor:
- İnsan hijyeni ile ilgili biyosidal ürünler
- Kişisel alanlarda ve umumi alanlarda kullanılan dezenfektanlar ve biyosidal ürünler
- Veteriner hijyenine yönelik biyosidal ürünler
- Gıda ve yem alanlarında kullanılan dezenfektanlar
- İçme suyu dezenfektanları
Türkiye’de özellikle sağlık alanında kullanılan dezenfektanlar Biyosidal Ürünler Yönetmeliği kapsamında değerlendiriliyor. İnsan hijyeni ile ilgili biyosidal ürünler ise Türkiye İlaç ve Tıbbı Cihaz Kurumu tarafından kontrol ediliyor.
İdeal bir dezenfektanın özellikleri nelerdir?

- Mikroorganizmaya kolayca penetre olmalı.
- Toksik olmamalı.
- Kullanıldığı yüzeylere/nesnelere zarar vermemeli.
- Stabil ve dayanıklı olmalı.
- Etki spektrumu geniş olmalı.
- İnaktivasyona dirençli olmalı.
- Kolayca hazırlanıp kullanılabilmeli.
Dezenfektan seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
- Dezenfektanın ambalajında alkol oranı, son kullanma tarihi ve kullanım talimatı mutlaka bulunmalı.
- Ambalaj içeriği güneş ışığından koruyabilmeli, sızdırmaz olmalı.
- Ürünün üzerinde biyosidal ürün ruhsatı veya lisans numarası olmalı.
- Etikette belirtilen alkol oranı %60 ile %80 arasında olmalı.
- Her dezenfektanın farklı etki spektrumu ve kullanım alanı olduğu için kullanılacak alana uygun bir ürün seçilmeli.
- Ambalajın daha önce açılmadığını gösteren güvenlik kilidi olmalı.
- Ürünün yüzey dezenfektanı mı yoksa cilt dezenfektanı mı olduğuna dikkat edilmeli.
Dezenfektan kullanırken nelere dikkat etmeliyiz?
Sağlığımız üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirebilmek için dezenfektanların kullanımında şu noktalara dikkat etmek önem taşıyor:
- Etiket üzerindeki kullanım önerilerine uyulmalı. Ürün etiketlerinde yer alan uyarıcılara dikkat edilmemesi durumunda zehirlenmeler söz konusu olabilir.
- Gıda maddelerinden uzakta bulundurulmalı.
- Diğer dezenfektan ve kimyasallar ile asla karıştırılmamalı, uygulama dozu ve şekli bilgileri göz önünde bulundurulmalı.
- Kilit altında ve çocukların ulaşamayacağı bir yerde muhafaza edilmeli.
- Kirlenmiş boş ambalajlar tekrar kullanılmamalı.
Acil durumlarda ne yapabiliriz?

Dezenfektan ve biyosit kullananlar herhangi bir zehirlenme durumunda Ulusal Zehir Danışma Merkezinin (Uzem) 114 No’lu telefonunu aramalı.
Ürünlerle ilgili şikâyet olması durumunda ise Alo 184 Sağlık Bakanlığı iletişim Merkezine (SABiM) ulaşılmalı.
Doğal ürünler bir alternatif olabilir mi?
Son yıllarda halkın çevre kirliliği konusundaki farkındalığının artması, tüketim sonrası atıkların sayısının sürekli artması ve insan sağlığına özen gösterilmesi sonucunda katkı maddelerinin modern kriterlere ve koşullara uygun olması gerekliliği ortaya çıktı.
Medikal, farmasötik ve ambalaj endüstrilerinde kullanılan polimer malzemeler sıklıkla insan vücudu veya gıda ile yakın temas halinde. Çevre kirliliğine neden olmayan biyopolimerler ise flora ve faunada doğal olarak oluşuyor. Üstelik bu tür polimerler gezegenimizi yok etmeyen yenilenebilir kaynaklardan elde ediliyor. Biyopolimerler, biyolojik olarak parçalanabilmeleri, toksik olmamaları ve doğal kökenleri nedeniyle biyokompozitlerin üretimi için çok uygun.
Biyokompozitler (yenilenebilir hammaddelerden üretilen kompozitler) günlük kullanıma uygulanabilecek umut verici malzemeler. Bazı durumlarda, bu tarz doğal bileşikler daha güçlü biyosidal aktivite sergiliyor. Bu nokta onları sentetik ürünlere ilginç bir alternatif haline getiriyor. Önümüzdeki yıllarda bu tip ürünleri daha çok görecek, daha çok kullanacağız.
Sirke, limon suyu gibi bazı doğal malzemeler de son dönemde temizlikte giderek daha çok kullanılıyor. Doğal dezenfektan özellikler taşıyan bu malzemeler genel olarak faydalı olmakla birlikte bunların ne derece etkili olduğu, etki süreleri ve doğru kullanımları üzerine daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
Sonuç olarak evlerimizin ve diğer yaşam alanlarımızın temizliği elbette önemli; ama temizlik obsesyonu sağlığımızı riske edecek noktalara gelmemeli.
Bu bilinçle ve temizlik ürünlerini seçip kullanırken bazı temel bilimsel gerçeklere dikkat etmekle sadece yaşadığımız ortamı temiz kılmayacak, hastalıklardan uzak kalarak yaşam kalitemizi de artırmış olacağız.
Kaynaklar
- https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/biyosidal-urunler.html. https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/biyosidal-urunler.html
- https://www.bugday.org/blog/zehirsiz-temizlik-mumkun/. https://www.bugday.org/blog/zehirsiz-temizlik-mumkun/
- https://toraks.org.tr/bilgilendirici-kaynaklar/kitapciklar, Sağlıklı Temizlik Rehberi. https://toraks.org.tr/bilgilendirici-kaynaklar/kitapciklar,