Evrim Hakkında Sık Sorulan Sorulara Cevaplar

Evrim, son 200 yıl içinde ortaya atılmış en büyük fikirdir ve etkileri bilimin ötesine geçerek insan kültürünü derinden etkilemiştir. Yine de bu dönüştürücü etkisine ve Darwin’in zamanından bu yana evrim düşüncesiyle ilgili pek çok gelişme kaydedilmiş olmasına karşın konuyla ilgili kafa karışıklığı devam etmektedir.

Konu ile ilgili yazılmış en önemli kaynaklardan biri, modern biyolojinin kurucularından Ernst Mayr’ın Evrim Nedir? adlı eseridir. Öyle ki bu kitap Türlerin Kökeni’nden sonra bu alanda yazılmış en iyi kitap kabul edilmektedir.

Kitapta yer verilen ve pek çoğu ülkemizdeki evrim inkârcıları tarafından da sıklıkla dile getirilen on beş soruyu ve Mayr’ın cevaplarını bu yazıda özetledik.

Evrim Nedir? - Ernst Mayr

1-Evrim gerçek midir?

Evrim sadece bir fikir, teori ya da kavram değil, gerçekleştiği kimsenin çürütemeyeceği şekilde bir kanıt dağıyla belgelenmiş olan doğal bir süreçtir. Son 140 yılda keşfedilen ve evrimin varlığını belgeleyen büyük miktardaki kanıtlar düşünüldüğünde evrim artık bir teori değil, düpedüz bir gerçektir.

2-Evrimdeki herhangi bir süreç teleolojik bir açıklama gerektirir mi?

Cevap, ısrarlı bir “Hayır”dır. Önceki dönemlerde bazı yazarlar evrimin mükemmeliyet kazandıran bir süreç içerdiğini düşünüyordu. Doğal seçilim ilkesinin keşfinden önce kusursuz bir organ olan göz, yıllık göçler, belli hastalıklara karşı direnç ve organizmaların diğer özelliklerine teleolojiden başka bir prensibin neden olacağı düşünülemezdi. Buna rağmen ortogenez ve evrimin diğer teleolojik açıklamaları artık tamamen çürütülmüş ve önceden ortogeneze bağlanan tüm uyarlanmaları aslında doğal seçilimin oluşturabileceği ispatlanmıştır.

3-Darwin Teorisi nedir?

Bu, yanlış bir sorudur. Türlerin Kökeni adlı eserinde ve sonraki yayınlarında Darwin birçok teori geliştirmiştir ve bunlardan beşi en önemli olanlarıdır. Evrim ve Ortak Köken teorileri Türlerin Kökeni adlı eserin 1859’da yayımlanmasından birkaç yıl sonra biyologlar tarafından kabul görmüştü. Bu, ilk Darwin devrimiydi. Diğer üç teori, yani Kademecilik, Türleşme ve Doğal Seçilim çok sonra, ancak 1940’larda evrim sentezi esnasında geniş ölçüde kabul edildi. Bu, ikinci Darwin devrimiydi.

4-Evrimsel biyolojinin gerçekleri, Dünya’nın Güneş’in etrafında döndüğünü ispatlayan astronominin gerçeklerinden çok farklı değil midir?

Evet, bir dereceye kadar öyledir. Gezegenlerin hareketleri doğrudan gözlemlenebilir. Evrim ise aksine, tarihsel bir süreçtir. Geçmişte kalan safhalar doğrudan gözlemlenemez, genel durumdan çıkarılmak zorundadır. Yine de bu çıkarımlar çok kesindir; çünkü 1) cevaplar çoğunlukla kestirilebilir ve bunlar sonra gerçek bulgularla teyit edilir 2) cevaplar birkaç kanıt hattıyla teyit edilebilir 3) çoğu vakada akla yakın alternatif bir açıklama bulunamaz.

5-Bilimin en yaygın yöntemi olan deneyler uygulanmadan tarihi evrimsel süreçlerin sebepleriyle ilgili teorileri nasıl oluşturabiliriz?

Mesela, dinozorların yok oluşu için deney yapamayacağımız aşikâr. Onun yerine, tarihsel süreçleri açıklamak için tarihsel öyküler yöntemi uygulanır. Yani, varsayılan tarihsel bir senaryo olası açıklama olarak öne sürülür ve doğruluk ihtimali bütün yönleriyle test edilir.

6-Darwinizm değişmesi imkânsız bir dogma mıdır?

Darwinizm dahil bilimin tüm teorileri saptırılırlarsa reddedilmeye açıktır. Dinin ayyuka çıkmış dogmalarının aksine, bilimsel teoriler değişmez değildir. Geçici evrim teorileri literatüründe sonunda reddedilmiş birçok vaka vardır. Örneğin bir genin doğal seçilimin doğrudan hedefi olduğu inancı, aksi ispatlanmış bir teoridir. Benzer şekilde önceden geniş ölçüde benimsenmiş olan transmutasyonizm ve transformasyonizm teorileri de reddedilmiştir.

7-Evrim neden kestirilemez?

Evrim büyük miktarda etkileşime tabidir. Tek bir popülasyonun içindeki farklı genotipler çevredeki aynı değişikliğe farklı tepki verebilirler. Benzer şekilde çevredeki değişimler, özellikle de bir bölgeye yırtıcıların veya rakiplerin gelişi kestirilemez. Bu durumların kestirilemez olması nedeniyle bir popülasyonun cevap olarak vereceği evrimsel değişimin mahiyeti de doğal olarak kestirilemez. Buna rağmen genotipin potansiyeline ve sınırlamaların esasına ilişkin bilgi çoğu vakada makul doğrulukta bir tahmin sağlar.

8-Evrim sentezi neye ulaşmıştır?

Sentezin başarılarının üçü özellikle önemlidir. Birincisi Darwinizm ile yarışan üç teorinin, yani ortogenez, transmutasyonizm ve edinilmiş karakterlerin kalıtımının evrensel boyutta reddedilmesini sağlamıştır. İkincisi uyarlanma (anagenez) öğrencileri ile organik çeşitlilik (kladogenez) öğrencilerinin görüşleri arasında bir sentez oluşturmuştur. Üçüncüsü Darwin’in varyasyon ve seçilim konusundaki özgün değerler dizisini, gelen eleştirilerin hepsini çürüterek teyit etmiştir.

9-Moleküler keşifler Darwin’in değerler dizisinde bir değişim gerektirmiş midir?

Moleküler biyoloji evrim süreciyle ilgili anlayışımıza büyük katkılarda bulunmuştur. Buna rağmen Darwin’in temel varyasyon ve seçilim kavramları hiçbir şekilde etkilenmemiştir. Genetik bilgi taşıyıcıları olarak nükleik asitlerin proteinlerin yerini alması bile evrim teorisinde bir değişiklik gerektirmemiştir. Ayrıca moleküler kanıtın morfolojik kanıta eklenerek kullanılması, birçok soyoluş bulmacasının çözülmesine neden olmuştur.

10-Evrim ve soyoluş kelimeleri eşanlamlı mıdır?

Değildir, evrim çok daha geniş bir kavramdır. Soyoluş birçok evrimsel fenomenden birini, ortak köken örüntüsünü ifade eder.

11-Evrim ilerici midir?

Bakteriden hücreli protistlere, üst düzey bitkilere ve hayvanlara, primatlara ve sonunda insana varan soy çizgisine baktığımızda evrimin son derece ilerici olduğu görülür. Buna rağmen ilk organizma olan bakteriler diğer tüm organizmaların toplamını rahatça geçebilecek toplam bir biyo-kitle ile neredeyse tüm organizmalar arasında en başarılısıdır. Evrim sürecinin içinde her nesilde yaşamını sürdürebilen birey, ortalama olarak hayatta kalamayan bireylerin ortalamasından daha iyi uyarlanmıştır. Evrim bu dereceye kadar ilericidir. Ayrıca evrim tarihi boyunca işlevsel süreçleri daha verimli hale getiren yenilenmeler ortaya çıkmıştır.

12-Evrimde mutasyonun rolü nedir?

Mutasyon bir popülasyondaki yeni genetik varyasyonun esas kaynağıdır. Çoğu mutasyon, mayoz bölünme esnasındaki kopyalama sürecinde meydana gelen ve herhangi bir tamir mekanizmasının düzeltemediği hatalardan kaynaklanır. Mutasyon baskısı yoktur. Bir popülasyonda seçilime uygun genotiplerin varyasyonlarının çoğu, yeni mutasyonların değil, rekombinasyonun sonucudur.

13-Doğal seçilimin hedefi nedir?

Evrimsel sentezin yapıldığı sıralarda genetikçiler seçilimin hedefinin gen olduğuna inanırken doğabilimciler Darwin’in baştan beri inandığı şekilde hedefin birey olduğunu düşünüyorlardı. Kırk yıllık incelemeler sonunda genin, asla seçilimin doğrudan hedefi olamayacağı açıklığa kavuşmuştur. Bununla birlikte, bireye ilaveten bir grup da, bir sosyal grup olması ve grup içi işbirliğinin hayatta kalmayı kolaylaştırması kaydıyla seçilimin hedefi olabilir.

14-Rastlantı seçilim sürecine nerede dâhil olur?

Seçilimdeki ilk adım, yani genetik varyasyonun oluşumu belli bir gen lokusundaki değişimlerin yapısının çok sınırlanmadığı durumlarda neredeyse sadece bir şans olgusudur. Şans ikinci adımda, yani seçilim değeri daha düşük olanların eliminasyonunda bile önemli bir rol oynar. Şans, kitlesel soy tükenmesi dönemlerindeki tesadüfi hayatta kalma durumları için özellikle önemlidir.

15-Seçilim mükemmeliyeti oluşturur mu?

Darwin seçilimin mükemmeliyeti oluşturmayacağını, sadece mevcut koşullara uyarlanma sağlayacağını zaten belirtmiştir. Örneğin Yeni Zelanda’daki bitki ve hayvanlar birbirlerine uyarlanmak üzere seçilmişlerdir. İngiliz bitki ve hayvanları Yeni Zelanda’ya getirilince “mükemmel” olmayan, yani istilacılara uyarlanamayan birçok yerli tür yok olmuştur. İnsan türü dört ayaklı yaşamdan iki ayaklı yaşama geçişi tüm yapılarında henüz tamamlamamış olsa bile çok başarılıdır; ama yine de bu bağlamda mükemmel değildir.

Mini Sözlük

Genotip: Bireyin her türlü çevre etkisinden bağımsız olarak sahip olduğu kalıtımsal özellikler bütünü.

Morfoloji: Canlıların yapı ve biçimini inceleyen ve fiziksel özelliklerini araştıran bilim dalı.

Ortogenez: Canlıların bazı içsel mekanizmalar veya itici bir güç nedeniyle belirli bir hedefe doğru kesin bir yönde evrimleşme eğilimine sahip olduklarını öne süren hipotez.

Ökaryot: Hücrelerinde bir çekirdek ve genellikle organeller içeren canlı grubu.

Protist: Hayvan, kara bitkisi veya mantar olmayan herhangi bir ökaryotik organizma.

Rekombinasyon: Genetik materyalin bir zincirinin kırılması ve sonrasında farklı bir DNA molekülüne katılmasıyla oluşan süreç.

Teleoloji: Yaşamı ve evreni amaçlarla ve hedeflerle temellendirip açıklayan düşünce biçimi, nedenselliğin karşıtı.

Transformasyon: Bir hücrenin içine yabancı bir genin girmesiyle o hücrenin değişime uğraması.

Transmutasyon: Bir şeyin temel özelliklerinde farklılaşma ortaya çıkartan değişiklik, atom çekirdeğindeki bu tür değişim.